<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Alem Tv - Hatay Haberleri - Hatay Haber</title>
    <link>https://www.hatayalem.com</link>
    <description>Hatay son dakika haberleri, siyaset ve ekonomi gündemi Hatay Alem’de. Hatayspor puan durumu, nöbetçi eczane, namaz vakitleri ve hava durumu anlık gelişmelerle burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hatayalem.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 15:40:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ada Su'nun 2 yıl süren fizik tedaviyle ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 4 yaşındaki Serebral palsi hastası Ada Su Yiğit'in 2 yıl süren fizik tedavi programı sonucunda kendi başına oturması, ayakta durmaya başlaması ve ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da 4 yaşındaki Serebral palsi hastası Ada Su Yiğit'in 2 yıl süren fizik tedavi programı sonucunda kendi başına oturması, ayakta durmaya başlaması ve ilk adımlarını atması yürekleri ısıttı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını il genelinde aralıksız sürdürüyor. HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaşam Merkezi'nde uzmanlar tarafından yürütülen tedavi programı Ada Su Yiğit'e umut oldu. Serebral palsi tanısı bulunan Ada Su Yiğit'in fizik tedavi çalışmalarına Büyükşehir fizyoterapistleri tarafından 2024 yılı Ekim ayında başlandı. 2 yaşındayken başlanılan tedavi sürecinin ardından başlangıçta bağımsız şekilde oturamayan ve ayakta duramayan Ada Su, merkezde verilen düzenli ve yoğun destek sayesinde önemli bir gelişim gösterdi. 2 yıl boyunca yürütülen fizik tedavi programı sonucunda 4 yaşına gelen Ada Su Yiğit, kendi başına oturmaya, ayakta durmaya ve ilk adımlarını atmaya başladı. Tedavi sürecinin şu aşamada iyi ilerlediğini ve Ada Su'yun uygulanan programa uyum gösterdiğini belirten Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, en önemli hedefin, hastanın tek başına yürümesi olduğunu ifade ederken, süreci yöneten ekibin bu hedefin gerçekleşeceğine dair inancının tam olduğunu vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:07:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/04/agency/iha/ada-sunun-2-yil-suren-fizik-tedaviyle-ilk-adimlarini-atmasi-yurekleri-isitti.jpg" type="image/jpeg" length="71036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: '3 günde 1 haftalık kalori almak mümkün']]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/uzmanindan-uyari-3-gunde-1-haftalik-kalori-almak-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/uzmanindan-uyari-3-gunde-1-haftalik-kalori-almak-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayı sürecinde midenin farklı bir metabolik süreç yaşarken bayram sofraları ile zorlanabildiğini söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, '3 günde 1 haftalık kalori almanın mümkün olabileceği gibi ciddi sağlık sorunları da beraberinde gelir; her yıl bayram dönemlerinde hastanelerin acil servislerine ani tansiyon ve kan şekeri yükselmeleri, mide ağrısı ve hazımsızlık, safra kesesi atakları ile şiddetli reflü ve mide yanması şikayetleriyle başvurular artmaktadır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı sürecinde midenin farklı bir metabolik süreç yaşarken bayram sofraları ile zorlanabildiğini söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, '3 günde 1 haftalık kalori almanın mümkün olabileceği gibi ciddi sağlık sorunları da beraberinde gelir; her yıl bayram dönemlerinde hastanelerin acil servislerine ani tansiyon ve kan şekeri yükselmeleri, mide ağrısı ve hazımsızlık, safra kesesi atakları ile şiddetli reflü ve mide yanması şikayetleriyle başvurular artmaktadır' dedi. </p><p>Ramazan ayı boyunca değişen öğün düzeni ve uzun açlık saatleri, vücudun metabolik dengesini farklı bir ritme alıştırırken, bayramın gelmesiyle birlikte sofraların bir anda çeşitlenip, porsiyonların büyümesi ve gün boyu süren ikramların devreye girmesi hastalıkları da beraberinde getirebiliyor. Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, bu geçiş süreci doğru yönetilmezse sağlık açısından bazı risklerin ortaya çıkabileceğini belirterek 'Özellikle tatlılar, hamur işleri, kırmızı et ağırlıklı yemekler ve sık yapılan ikramlar hareketsizlikle birlikte günlük enerji alımını ciddi şekilde artırabilir. 3 günde 1 haftalık kalori almanın mümkün olabileceği gibi ciddi sağlık sorunları da beraberinde gelebilir. Her yıl bayram dönemlerinde hastanelerin acil servislerine ani tansiyon yükselmeleri, kan şekeri yükselmesi, mide ağrısı ve hazımsızlık, safra kesesi atakları, şiddetli reflü ve mide yanması şikayetleriyle başvurular artmaktadır. Uzun süren açlık döneminden sonra bir anda ağır, yağlı ve porsiyonu büyük öğünler tüketmek özellikle mide ve safra sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturur. Ayrıca fazla tuzlu ve yağlı besinler tansiyon hastaları için risk oluşturabilirken, şerbetli tatlılar diyabet hastalarında kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>Bayramı daha rahat geçirmek için 5 öneri </p><p>Ramazan boyunca sindirim sistemi daha küçük porsiyonlara ve belirli saatlere alışmışken bayram sabahı yapılan ağır kahvaltılar ve gün içinde arka arkaya tüketilen tatlıların mideyi zorlayabileceğini hatırlatan Doğan bayram dönemini daha rahat geçirmenizi sağlayacak 5 öneriyi şöyle sıraladı: </p><p>'Güne hafif bir kahvaltıyla başlayın. Bayram sabahında kızartmalar, sucuk, kavurma gibi ağır besinler yerine peynir, zeytin, sade yumurta, tam tahıllı ekmek ve sebzelerden oluşan dengeli bir kahvaltı tercih etmeye çalışın. Tatlı tüketiminde ölçülü olun. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edebilir veya porsiyonlarınızı küçültebilirsiniz. Aynı gün içinde kendinize bir porsiyon tatlı tüketimi esnekliği sağlayarak dengede kalmaya özen gösteriniz. Porsiyonları küçültün. Bayram ziyaretlerinde her ikramdan küçük miktarlarda tatmak, toplam kalori alımını kontrol etmeye yardımcı olur. İkramlar arasında mutlaka 2 saat olmasına özen göstermeye, doyduğunuz noktada bedeninizi zorlamamaya dikkat ediniz. Su tüketimini artırın. Ramazan sonrası sıvı alımının yeniden düzenlenmesi gerekir. Gün boyunca yeterli su içmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de aşırı yeme isteğini azaltır. Ziyaretlerde ikram edilen çay ve kahve vücudunuzun su gereksinmesini daha da arttırabilmektedir, gün içinde 5 kupadan daha fazla çay ve kahve içmemeye özen gösteriniz. Hareket etmeyi ihmal etmeyin. Bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler kan şekeri ve sindirim sistemi için oldukça faydalıdır.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bayramın keyfi dengeyle çıkarılabilir </p><p>Porsiyon kontrolü ve öğün düzeni korunduğu sürece bayramın sağlık sorunu yaşanmadan geçirilebileceğinin altını çizen Doğan, 'Bayram sofraları kültürümüzün en keyifli ve paylaşım dolu anlarından biridir. Önemli olan bu sofraların tadını çıkarırken dengeyi koruyabilmektir. Küçük porsiyonlar, dengeli seçimler ve biraz hareket sayesinde hem bayramın keyfi çıkarılabilir hem de sağlık korunabilir. Unutulmamalıdır ki bayram yalnızca sofraların değil; paylaşmanın, ziyaretlerin ve birlikte geçirilen güzel anların bayramıdır' açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/uzmanindan-uyari-3-gunde-1-haftalik-kalori-almak-mumkun</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:58:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/03/agency/iha/uzmanindan-uyari-3-gunde-1-haftalik-kalori-almak-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="82552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi'nde bir ilk daha]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/manisa-sehir-hastanesinde-bir-ilk-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/manisa-sehir-hastanesinde-bir-ilk-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi'nde Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Mustafa Özaslan tarafından çocuklarda fleksible bronkoskopi işlemi ilk kez uygulanarak başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi'nde Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Mustafa Özaslan tarafından çocuklarda fleksible bronkoskopi işlemi ilk kez uygulanarak başarıyla tamamlandı. </p><p>Manisa Şehir Hastanesi'nde çocuk sağlığı alanında önemli bir uygulama daha hayata geçirildi. Çocuklarda fleksible bronkoskopi işlemi hastanede ilk kez uygulanmaya başlandı. </p><p>Çocuk Göğüs Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Mehmet Mustafa Özaslan tarafından gerçekleştirilen işlem, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve kronik öksürük şikayetleri bulunan 11 yaşındaki Münire Gaffari isimli hastaya tanı amacıyla uygulandı. Başarıyla tamamlanan işlem sonrası hasta kısa süreli gözlem altında tutuldu ve bir gün yatışının ardından taburcu edildi. </p><p>Fleksible bronkoskopi işleminin özellikle tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, kronik öksürük, hemoptizi (kanlı balgam) ve kontrolü zor astım öyküsü bulunan çocuklarda tanı ve tedavi sürecinde önemli bilgiler sağlayan ileri bir yöntem olduğu belirtildi. </p><p>Uygulama sayesinde solunum yollarının ayrıntılı şekilde görüntülenebildiği, bu sayede altta yatan hastalığın belirlenmesine ve uygun tedavi planının oluşturulmasına önemli katkı sağlandığı ifade edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Manisa Şehir Hastanesi'nde uygulanmaya başlanan bu yöntemle birlikte çocuk hastaların tanı ve tedavi süreçlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesinin hedeflendiği kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/manisa-sehir-hastanesinde-bir-ilk-daha</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 16:22:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/03/agency/iha/manisa-sehir-hastanesinde-bir-ilk-daha.jpg" type="image/jpeg" length="86009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kars'ta hasta kadın için ekipler seferber oldu]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/karsta-hasta-kadin-icin-ekipler-seferber-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/karsta-hasta-kadin-icin-ekipler-seferber-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ta etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Köyde rahatsızlanan kadın için sağlık ve özel idare ekipleri adeta zamanla yarıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kars'ta etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Köyde rahatsızlanan kadın için sağlık ve özel idare ekipleri adeta zamanla yarıştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgilere göre, Kars'ın Arpaçay ilçesine bağlı Melikköy de yaşayan ve aniden fenalaşan hasta kadın için yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ambulans, yoğun kar yağışı ve kapanan köy yolu nedeniyle ilerlemekte güçlük çekti. Bir süre sonra kara saplanan ambulans hareket edemeyince durum yetkililere bildirildi. </p><p>Bunun üzerine İl Özel İdaresi ekipleri iş makinesiyle olay yerine yönlendirildi. Kısa sürede ambulansın bulunduğu noktaya ulaşan ekipler, kar küreme ve kurtarma çalışması başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda kara saplanan ambulans bulunduğu yerden çıkarıldı. </p><p>Yolun açılmasının ardından sağlık ekipleri köye ulaşarak ilk müdahaleyi evde gerçekleştirdi. Durumu kontrol altına alınan hasta kadın, daha sonra ambulansa alınarak Kars Harakani Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan hastanın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/karsta-hasta-kadin-icin-ekipler-seferber-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 15:31:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/karsta-hasta-kadin-icin-ekipler-seferber-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="70147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yayladağı Devlet Hastanesi “Bebek Dostu Hastane” Unvanı Aldı]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/yayladagi-devlet-hastanesi-bebek-dostu-hastane-unvani-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/yayladagi-devlet-hastanesi-bebek-dostu-hastane-unvani-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın Yayladağı ilçesinde hizmet veren Yayladağı Devlet Hastanesi, gerçekleştirilen denetimlerin ardından “Bebek Dostu Hastane” unvanına hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Hatay’ın Yayladağı ilçesinde hizmet veren <strong>Yayladağı Devlet Hastanesi</strong>, Bebek Dostu Hastane unvanına hak kazandı.</p>

<p>Yapılan açıklamada, Yayladağı Devlet Hastanesi’nin Bebek Dostu Hastane unvanını aldığı belirtildi. <strong>Hatay İl Sağlık Müdürlüğü</strong> Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen denetim sonrasında hastanenin Bebek Dostu Hastane unvanına layık görüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Anne ve bebek sağlığının korunması ve desteklenmesine yönelik yürütülen çalışmaların sonucu olarak kazanılan bu unvanda emeği geçen tüm personele teşekkür edildi.</p>

<p>Yayladağı Devlet Hastanesi’nin aldığı Bebek Dostu Hastane unvanı, ilçede sunulan sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>
</article>

<div id="A37548FC_648C_1154_FFD2_5291E9899301"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/yayladagi-devlet-hastanesi-bebek-dostu-hastane-unvani-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/yayladagi-devlet-hastanesi-bebek-dostu-hastane-unvanina-hak-kazandi.png" type="image/jpeg" length="17983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antakya’da Miniklere Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/antakyada-miniklere-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/antakyada-miniklere-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antakya Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından Şehit İlker Uylaş Anaokulu’nda düzenlenen etkinlikte, öğrencilere doğru diş fırçalama ve ağız sağlığının önemi anlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antakya Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’nce Şehit İlker Uylaş Anaokulu’nda ağız ve diş sağlığı eğitimi düzenlendi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 26 At 11.16.20 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-111620-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Etkinlik kapsamında Diş Hekimi Deniz Deveci tarafından öğrencilere diş bakımı, doğru fırçalama teknikleri ve ağız sağlığının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Miniklere erken yaşta ağız ve diş sağlığı alışkanlığı kazandırılması hedeflendi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 26 At 11.16.20" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-111620.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Program kapsamında belediye personelleri tarafından çocuklara diş macunu ve diş fırçası hediye edildi.</p>

<p>Anlamlı etkinlikte emeği geçen Diş Hekimi Ferhat İnan ve eğitim sunumunu gerçekleştiren Dt. Deniz Deveci’ye teşekkür edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 26 At 11.16.21" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-111621.jpeg" width="1600" /></p>

<div id="61FDE332_D123_3C22_57B2_0094DD95CDE1"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/antakyada-miniklere-agiz-ve-dis-sagligi-egitimi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-111621-1.jpeg" type="image/jpeg" length="86885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan net tavsiye: Egzersiz için iftardan 1-2 saat sonrasını bekleyin]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/uzmandan-net-tavsiye-egzersiz-icin-iftardan-1-2-saat-sonrasini-bekleyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/uzmandan-net-tavsiye-egzersiz-icin-iftardan-1-2-saat-sonrasini-bekleyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, Ramazan ayında egzersiz planlamasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek en güvenli zamanın iftardan 1-2 saat sonrası olduğunu vurguladı. Uzun süreli açlıkta yağ yakımına ilişkin ise net veri bulunmadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, Ramazan ayında egzersiz planlamasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek en güvenli zamanın iftardan 1-2 saat sonrası olduğunu vurguladı. Uzun süreli açlıkta yağ yakımına ilişkin ise net veri bulunmadığını söyledi. </p><p>Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, egzersiz planlamasında da farklı bir yaklaşımı gerekli kılıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, özellikle uzun süreli açlığa bağlı sıvı kaybı ve bunun egzersizle birleştiğinde oluşturabileceği etkilerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Pehlivanoğlu, egzersiz için en güvenli zaman aralığının iftardan sonraki 1-2 saatlik periyot olduğunu belirtti. </p><p>'Sahur sonrası egzersize dikkat' </p><p>Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu şunları söyledi: </p><p>'Ramazan ayının gelişiyle orucun oluşturduğu yeni beslenme düzeni, egzersiz planlamasında da bazı değişiklikleri gerekli kılıyor. Bu süreçte özellikle uzun süreli açlığa bağlı dehidrasyon riski ve egzersizin buna paralel oluşturabileceği muhtemel etkilerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Egzersiz için en güvenli zaman dilimi, iftardan sonraki ve beslenme durumuna göre bir ila iki saatlik periyodun ardından başlıyor. Gün içerisinde, özellikle sahurdan sonra yapılan egzersizler sıvı kaybına bağlı farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İftardan sonra sıvı depolarının yeniden doldurulması ve kan şekerinin dengelenmesiyle daha güvenli ve daha verimli bir egzersiz periyodu yakalanabiliyor.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'En büyük risk sıvı kaybı ve kan şekeri dengesizliği' </p><p>Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, 'Oruçluyken yapılan egzersizde en büyük risk faktörleri sıvı kaybı ve açlığa bağlı kan şekeri dengesizlikleri olarak öne çıkıyor. Bu durumlara tansiyon düşmesi ve hipotansiyon riski de eşlik edebiliyor. Sistemik hastalığı olan bireylerde ise egzersiz planlamasının kişiye özel yapılması gerekiyor. Ancak sağlıklı bireylerde dahi sıvı kaybı ve kan şekeri dengesizlikleri önemli risk faktörleri arasında yer alıyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Yüksek şiddetli egzersiz ertesi günü etkileyebilir' </p><p>'İftardan sonra yapılan egzersizlerde de aşırıya kaçılmaması gerekiyor' diyen Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, 'Ramazan ayının süreklilik gösteren bir dönem olması nedeniyle, gün içerisinde yapılan yüksek şiddetli ve uzun süreli egzersizler ertesi gün toparlanma sürecini olumsuz etkileyebiliyor' uyarısında bulundu. </p><p>'Yağ yakımı konusunda net tablo yok' </p><p>Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, 'Uzun süreli açlığın yağ yakımı üzerinde etkileri bulunmakla beraber oruç periyodu bu amaçla planlanmış bir süreç değil. Bu nedenle uzun vadeli etkiler ve sistemin vereceği çıktılar konusunda yeterli veri bulunmuyor. Oruçlu egzersizin yağ yakımını kesin olarak artırdığına dair net bir tablo ortaya konulamıyor' dedi. </p><p>'30-45 dakikalık yürüyüş ve pilates tercih edilebilir' </p><p>Bu dönemde tercih edilmesi gereken egzersizlerin düşük ve orta şiddetli aktiviteler olması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'İftardan bir ila iki saat sonra, sindirimin dengelendiği periyotta hafif tempolu yürüyüşler önerilebilir. Açık havada ya da spor salonunda yapılan yürüyüşler uygun seçenekler arasında yer alıyor. Pilates de uygulama şiddetine bağlı olarak düşük ve orta yoğunlukta gerçekleştirildiğinde tercih edilebilir. Egzersiz süresi açısından 30-45 dakikalık periyotlar optimal kabul edilebilir. Bu süre, hem ertesi güne aşırı yük binmesini engeller hem de oruç sürecinde güvenli bir aralık sunar. Ancak bu öneriler sağlıklı bireyler için genel çerçeve niteliğindedir; kişisel farklılıklar göz önünde bulundurularak planlama yapılmalıdır.' </p><p>'Kronik hastalar doktor kontrolünde hareket etmeli' </p><p>Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, 'Kronik hastalığı olanlar ve ileri yaştaki bireylerin Ramazan ayı sürecinde mutlaka doktor kontrolünde hareket etmeleri gerekiyor. Egzersiz yapmak isteyen bu gruplar için mevcut hastalık tablosuna göre özel bir egzersiz programı planlanması önem taşıyor. Fiziksel aktivite, vücudu zinde tutan ve metabolik dengenin korunmasına katkı sağlayan bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle bireylerin genel olarak aktif kalmaları öneriliyor' diyerek sözlerini sonlandırdı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/uzmandan-net-tavsiye-egzersiz-icin-iftardan-1-2-saat-sonrasini-bekleyin</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:17:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/uzmandan-net-tavsiye-egzersiz-icin-iftardan-1-2-saat-sonrasini-bekleyin.jpg" type="image/jpeg" length="17411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diz protezi ameliyatları ağrısız bir yaşam için son çözüm]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/diz-protezi-ameliyatlari-agrisiz-bir-yasam-icin-son-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/diz-protezi-ameliyatlari-agrisiz-bir-yasam-icin-son-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genç yaşlarda bağ ve menisküs yaralanmalarının kapalı yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, kireçlenmenin ilerlediği ve diğer yöntemlerden fayda sağlanamayan hastalar için diz protezi ameliyatının en etkili çözüm olarak öne çıktığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç yaşlarda bağ ve menisküs yaralanmalarının kapalı yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, kireçlenmenin ilerlediği ve diğer yöntemlerden fayda sağlanamayan hastalar için diz protezi ameliyatının en etkili çözüm olarak öne çıktığını söyledi. </p><p>Medicana Çamlıca Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, diz protezi ameliyatına yönelik 'Diz protezi aslında bir kaplama ameliyatıdır. Bozulmuş eklemi çıkartıp yerine suni bir eklem yerleştirilir. Bu yöntem dizde olduğu gibi kalça ve diğer eklemlerde de uygulanabilir. Diz protezi; diğer tedavilerden fayda görmeyen, kireçlenmenin son aşamasına gelmiş hastalar için önerilir. Özellikle gece ağrısı olan, yürüyüş mesafesi 500 metrenin altında olan, ayakta yarım saat iş yapamayacak durumda olan hastalar için ameliyat zamanı gelmiş demektir' açıklaması yaptı. </p><p>İleri yaş tek başına ameliyat kriteri değildir </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Protezin uygulanacağı hastaların; yaşa bağlı kireçlenme, mekanik kusurlar ve günlük aktivitelerinde ciddi kısıtlılık yaşayan bireylerden oluştuğunu belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, 'Fizik tedavi, enjeksiyonlar veya aks düzeltme ameliyatları gibi yöntemlerden artık fayda görmeyen hastalar için diz protezi, ağrısız ve fonksiyonel bir yaşamın kapısını açıyor' dedi. </p><p>Diz protezi gerektiren durumlar </p><p>Diz protezi ameliyatının diğer tedavi seçeneklerinden yeterli fayda alınamadığı durumlarda değerlendirilebildiğini belirten Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, 'İleri derece osteoartrit ve kıkırdak hasarı, dinlenme sırasında bile devam eden şiddetli diz ağrısı, yürüme mesafesinin ciddi biçimde azalması, gece ağrılarının artması, fizik tedavi, ilaç tedavisi ve eklem içi enjeksiyonların etkisiz kalması gibi klinik belirtiler bulunur. Bu kriterler, ameliyat kararının bilimsel olarak belirlenmesinde temel rol oynar'dedi. </p><p>Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, 'Belirli bir yaşın üzerine gelmiş olmak tek başına ameliyat kararı kriteri olmamalı; hastanın fonksiyonel kapasitesi ve yaşam kalitesindeki düşüş daha önemli bir parametredir' açıklamalarında bulundu. </p><p>Sıvı diz protezi: Popüler ancak onaylanmamış yöntem </p><p>Son dönemde sosyal medyada sıkça gündeme gelen 'sıvı diz protezi' yöntemi, halk arasında merak uyandırsa da bilimsel literatürde standardize edilmiş etkinliği ve uzun dönem verileri olan bir tedavi şekli değildir' diyen Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu şu değerlendirmeyi yaptı: </p><p>'Sıvı diz protezi popülerlik kazanmış bir kavram. Ancak mevcut bilimsel kanıtlar, bu yaklaşımın diz kireçlenmesinin tedavisinde protezin yerini alabilecek bir yöntem olduğunu göstermemektedir. Geleneksel tedavi algoritmaları ve kanıtlanmış cerrahi yöntemler halen altın standarttır.' </p><p>Op. Dr. İbrahim Tavukçuoğlu, hastaların ameliyat öncesi tüm tedavi seçeneklerini değerlendirmesi ve bilinçli karar vermesi gerektiğinin altını çizdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/diz-protezi-ameliyatlari-agrisiz-bir-yasam-icin-son-cozum</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:10:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/diz-protezi-ameliyatlari-agrisiz-bir-yasam-icin-son-cozum.jpg" type="image/jpeg" length="40670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dördüncü kez ameliyat olmaktan kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/dorduncu-kez-ameliyat-olmaktan-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/dorduncu-kez-ameliyat-olmaktan-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, belinden daha önce 3 kez ameliyat edilen ve dördüncü ameliyat önerilen hastanın şikayetlerinin ameliyatlık değil kas kaynaklı olduğunu belirleyerek hastayı gereksiz ameliyattan kurtardı. Uygulanan tedavi sonrası hastanın ağrılarının geçtiği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, belinden daha önce 3 kez ameliyat edilen ve dördüncü ameliyat önerilen hastanın şikayetlerinin ameliyatlık değil kas kaynaklı olduğunu belirleyerek hastayı gereksiz ameliyattan kurtardı. Uygulanan tedavi sonrası hastanın ağrılarının geçtiği öğrenildi. </p><p>Bundan 14 yıl önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat olan Serpil Acar (60), ilk ameliyattan kısa süre sonra ağrıları geçmeyince ikinci kez ameliyat edildi. Yıllar içinde şikayetleri devam eden Acar, 4 yıl önce başka bir hastanede üçüncü kez ameliyat olarak beline takılan vidaları değiştirdi. Ancak ağrılarının sürmesi üzerine yaklaşık 2 ay önce yeniden doktora başvuran Acar'a bu kez dördüncü ameliyat önerildi. </p><p>Arkadaşının tavsiyesiyle Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Dr. Orhan Şen'e başvuran Acar'ın yapılan muayenesinde ağrının bel kaynaklı olmadığı tespit edildi. MR görüntülerini inceleyen Şen, ameliyat gerektirecek bir durum olmadığını belirledi. </p><p>'Hastaya dördünce kez ameliyat önerilmiş' </p><p>Hastanın şikayetlerini dinleyip detaylı muayene yaptığını belirten Şen, 'Hastamız 14 yıl önce belinden füzyon ameliyatı olmuş. İlk ameliyattan 24 saat geçmeden ağrısı devam ettiği için ikinci kez ameliyata alınmış. Daha sonra 4 yıl önce vidaları değiştirilmiş. İki ay önce geldiğinde ağrısının sağ kalçasının yan alt tarafında olduğunu tarif etti. Bu ağrı bizi bel kaynaklı ağrıdan uzaklaştırdı. Muayenede o bölgenin hassas olduğunu gördük. MR görüntüsünde ameliyat edilecek bir durum yoktu. Buna rağmen hastaya dördüncü kez ameliyat önerilmişti' dedi. </p><p>'Ağrı bel fıtığından değil kas kaynaklı bir ağrı' </p><p>Hastanın kuvvet ve duyu kaybı olmadığını ifade eden Şen, ağrının bel fıtığından değil kas kaynaklı olduğunu belirlediklerini kaydederek, 'Mevcut ağrının ödem kaynaklı olduğunu değerlendirdim. Kendi hazırladığım kremler ve takviye gıdalarla destekledik. Fizik tedavi bölümüyle birlikte ağrının miyofasiyal kaynaklı olduğunu belirledik. Uygun tedaviden sonra hastamızın şikayetleri düzeldi ve dördüncü ameliyata gerek kalmadı' diye konuştu. </p><p>'Genç meslektaşlarına tavsiyelerde bulundu' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Genç meslektaşlarına da tavsiyelerde bulunan Şen, 'Sadece radyolojik görüntüye bakmayın. Hastayı dinleyin ve muayene edin. Ağrının karakterini iyi anlamaya çalışın. Muayenede, ağrının karakteri ve radyolojik görüntü birbiriyle uyumluysa cerrahi düşünülebilir. Eğer uyum yoksa altta yatan başka bir neden vardır. Gereksiz ameliyat yapmamak gerekir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Yıllarca boşuna ameliyat olmuşum' </p><p>Yaşadıklarını anlatan hasta Serpil Acar ise yıllarca boşuna ameliyat olduğunu öne sürerek, 'Bundan 14 yıl önce belimden iki kez ameliyat oldum. İlk ameliyattan sonra ayağımın üzerine basamadığım için tekrar ameliyat ettiler. 4 yıl önce bir ameliyat daha geçirdim ama ağrılarım geçmedi. Bana acil ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Platinin yerinden çıktığını söylediler. Orhan hocaya geldiğimde eşimin ve kızımın koluna girerek yürüyordum' dedi. </p><p>'Şimdi koşu bile yapabiliyorum' </p><p>Uygulanan tedavi sonrası ağrılarının geçtiğini belirten Acar, 'Alternatif olarak verdiği tedavilerle şu an iyiyim. Keşke o 3 ameliyatı hiç olmasaydım. Çok pişmanım. Dördüncü kez ameliyat olacaktım. Doktor hatası nedeniyle boşuna ameliyat olmuşum, meğerse ayağımda ödem varmış. Şimdi koşu bile yapabiliyorum' diye konuştu. </p><p>Hastanın uygulanan tedavi sonrası normal yaşamına döndüğü görüldü. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/dorduncu-kez-ameliyat-olmaktan-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:09:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/dorduncu-kez-ameliyat-olmaktan-kurtuldu.jpg" type="image/jpeg" length="11557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Kanser hastaları oruç tutma kararını hekimleriyle vermeli']]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/kanser-hastalari-oruc-tutma-kararini-hekimleriyle-vermeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/kanser-hastalari-oruc-tutma-kararini-hekimleriyle-vermeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayında kanser hastalarından gelen oruç tutma sorularının arttığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Doğan Uncu, 'Oruç tutmak isteyen hastalarımız hastalığın durumu, aldıkları tedaviler ve varsa ek hastalıkları göz önünde bulundurularak mutlaka onkoloji uzmanlarına danışmalıdır. Karar kişiye özel verilmelidir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında kanser hastalarından gelen oruç tutma sorularının arttığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Doğan Uncu, 'Oruç tutmak isteyen hastalarımız hastalığın durumu, aldıkları tedaviler ve varsa ek hastalıkları göz önünde bulundurularak mutlaka onkoloji uzmanlarına danışmalıdır. Karar kişiye özel verilmelidir' dedi. </p><p>İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa'dan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Doğan Uncu, kanser hastalarının oruç tutup tutamayacağına hastalığın durumu ve alınan tedaviye göre karar verilmesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayıyla birlikte kanser hastalarından oruç tutma taleplerinin arttığını belirten Prof. Dr. Uncu, 'Kanser hastaları oruç tutamaz şeklinde genel bir yargı doğru değildir. Her hasta kendi özelinde, hastayı takip eden onkoloji uzmanı ile birlikte değerlendirilmelidir' diye konuştu. </p><p>''Uzun süreli açlık olumsuz etkileyebilir'' </p><p>Kanser tedavisinin hasta açısından zorlu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Uncu, kemoterapi ve radyoterapi sırasında bulantı, kusma, ishal, kilo kaybı, sıvı kaybı ve tansiyon düşüklüğü gibi yan etkilerin sık görülebildiğini söyledi. Bu durumun hastaların yeterli beslenmesini zorlaştırdığını ifade eden Prof. Dr. Uncu, uzun süreli açlık ve susuzluğun da hastanın genel durumunu olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. </p><p>''Aktif tedavi alanlara oruç önerilmiyor'' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aktif tedavi sürecinde olan hastaların oruç tutmasının risk taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Uncu, 'Kemoterapi, immünoterapi, akıllı ilaç ve radyoterapi sırasında hastaların oruç tutmalarını önermiyoruz. Bu süreçte hekim onayı olmadan oruç tutulması, hem hastanın tıbbi durumunu kötüleştirebilir hem de tedavi başarısını olumsuz etkileyebilir' ifadelerini kullandı. </p><p>''Sıvı alımı hayati önem taşıyor'' </p><p>Kemoterapi ve akıllı ilaçların büyük kısmının böbrek ve karaciğer yoluyla vücuttan atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Uncu, 'Bu nedenle hastaların yeterli sıvı ve gıda alması, hem tedavinin sürdürülmesi hem de yan etkilerden korunmak açısından çok önemlidir' dedi. </p><p>''İleri evre hastalarda risk daha yüksek'' </p><p>Aktif tedavi almayan ancak hastalığı ilerlemiş veya metastaz yapmış hastaların da dikkatli olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Uncu, 'İleri evrede olan ve destek tedavisiyle takip edilen, genel durumu düşkün hastalar için oruç tutmak ciddi riskler oluşturabilir' diye konuştu. </p><p>''Bazı hastalar oruç tutabilir'' </p><p>Meme kanseri gibi hormonal tedavi alan hastaların durumunun farklı değerlendirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Uncu, 'Hastalığı kontrol altında olan, başka bir ek hastalığı bulunmayan ve sadece hormonal tedavi alan hastalar, doktorlarına danışarak ilaç saatlerini iftar ve sahura göre düzenleyip oruç tutabilir' açıklamasında bulundu. </p><p>Daha önce kanser tedavisi görmüş ancak şu anda hastalığı kontrol altında olan ve aktif tedavi almayan hastaların da hekim görüşüyle oruç tutabileceğini belirten Prof. Dr. Uncu, her hastanın durumunun farklı olduğunun altını çizdi. </p><p>''Karar kişiye özel verilmeli'' </p><p>Kanser hastalarına çağrıda bulunan Prof. Dr. Doğan Uncu, 'Oruç tutmak isteyen hastalarımız, hastalığın durumu, aldıkları tedaviler ve varsa ek hastalıkları göz önünde bulundurularak mutlaka onkoloji uzmanlarına danışmalıdır. Karar kişiye özel verilmelidir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/kanser-hastalari-oruc-tutma-kararini-hekimleriyle-vermeli</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 09:52:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/kanser-hastalari-oruc-tutma-kararini-hekimleriyle-vermeli.jpg" type="image/jpeg" length="72179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı: 'Ameliyatsız genç görünmek mümkün']]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/uzm-dr-eda-pinarbasili-ameliyatsiz-genc-gorunmek-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/uzm-dr-eda-pinarbasili-ameliyatsiz-genc-gorunmek-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt gençleştirme uygulamaları hakkında bilgi verdi. Pınarbaşılı, 'Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt gençleştirme uygulamaları hakkında bilgi verdi. Pınarbaşılı, 'Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır' dedi. </p><p>Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, cilt yaşlanmasının yalnızca zamanın doğal bir sonucu olmadığını belirterek ameliyatsız gençleşme yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p><p>'Cilt yaşlanması 30'lu yaşlarda başlıyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cilt yaşlanmasının birçok çevresel faktöre bağlı olarak hızlandığını ifade eden Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, 'Güneş ışınları, hava kirliliği, stres, sigara kullanımı ve düzensiz yaşam alışkanlıkları; ciltte kolajen ve elastin kaybını hızlandırarak daha erken yaşta yorgun ve sarkmış bir görünüm oluşmasına neden olur. Cilt yaşlanması 30'lu yaşlarda biyolojik olarak başlamakta; 40'lı yaşlarda ise gözle görülür hale gelmektedir' dedi. Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Pınarbaşılı, 'Erken dönemde yapılan medikal uygulamalar, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek derin deformasyonların önlenmesine katkı sağlamaktadır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Doğru hasta, doğru planlama esastır' </p><p>Medikal estetik uygulamalar öncesinde detaylı bir dermatolojik değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Pınarbaşılı, 'Yaş, cilt tipi, mevcut deformasyon derecesi ve hastanın beklentileri doğrultusunda kişiye özel tedavi planı oluşturulması esastır. Uygun hasta seçimi ve bilimsel protokoller çerçevesinde uygulanan tedaviler güvenilir sonuçlar sağlamaktadır' diye konuştu. </p><p>Mat ve yorgun ciltler için mezoterapi </p><p>Mezoterapinin içeriğine değinen Pınarbaşılı, 'Mezoterapi; vitamin, mineral, aminoasit ve antioksidan içeriklerin mikro enjeksiyon yöntemiyle doğrudan cilt altına verilmesini içeren bir medikal uygulamadır. Ciltte parlaklık artışı, nem dengesinin sağlanması ve genel cilt kalitesinin iyileştirilmesi hedeflenir' dedi. Mezoterapinin daha çok önleyici ve destekleyici bir uygulama olduğuna dikkat çeken Pınarbaşılı, 'Cilt tonu mat ve solgun görünen bireyler, yoğun iş temposuna bağlı cilt kalitesi düşen kişiler, sigara kullanımına bağlı cilt hasarı bulunan hastalar ve 25 yaş sonrası cilt sağlığını korumak isteyen kişiler için uygundur' ifadelerini kullandı. </p><p>İnce kırışıklıklar için gençlik aşısı </p><p>Halk arasında 'gençlik aşısı' olarak bilinen uygulamalara da değinen Pınarbaşılı, 'Yoğun hyaluronik asit içerikleri sayesinde cildin nem kapasitesi artırılır. İnce kırışıklıklarda azalma ve daha homojen bir cilt görünümü sağlanması hedeflenir. Cilt daha dolgun ve sağlıklı bir görünüm kazanır' dedi. Bu uygulamanın özellikle belirli yaş grubuna önerildiğini belirten Pınarbaşılı, 'Ciltte belirgin kuruluk ve nem kaybı olan, ince kırışıklık başlangıcı bulunan hastalar, güneş hasarına bağlı elastikiyet kaybı yaşayan kişiler ve 30-45 yaş aralığında cilt kalitesini artırmak isteyen hastalar için önerilmektedir' diye konuştu. </p><p>Ameliyatsız tedavilerde lifting aşısı </p><p>Lifting aşısının kolajen üretimini uyaran bir uygulama olduğunu ifade eden Pınarbaşılı, 'Cerrahi müdahale istemeyen ancak yüz konturunda toparlanma talep eden hastalar için planlanmaktadır. Kolajen üretiminin desteklenmesiyle ciltte sıkılaşma, yüz ovalinde belirginleşme ve daha dinamik bir görünüm elde edilmesi hedeflenir' dedi. Uzm. Dr. Eda Pınarbaşılı, 'Yanak ve çene hattında hafif sarkma başlayan, 40 yaş ve üzeri hastalar ile elastikiyet kaybı belirginleşmiş kişiler ameliyatsız gençleşme yöntemlerinden fayda görebilir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/uzm-dr-eda-pinarbasili-ameliyatsiz-genc-gorunmek-mumkun</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 12:23:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/uzm-dr-eda-pinarbasili-ameliyatsiz-genc-gorunmek-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="27816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pandemide ölümle burun buruna gelen anne doktorlarıyla buluştu]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/pandemide-olumle-burun-buruna-gelen-anne-doktorlariyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/pandemide-olumle-burun-buruna-gelen-anne-doktorlariyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'de pandemi döneminde 28 haftalık hamileyken Covid-19'a yakalanarak yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren bir anne, yıllar sonra hayatta kalmasını sağlayan doktorlarını ziyaret etti. Duygusal anların yaşandığı buluşmada hem anne hem de sağlık çalışanları o zorlu günleri yeniden hatırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'de pandemi döneminde 28 haftalık hamileyken Covid-19'a yakalanarak yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren bir anne, yıllar sonra hayatta kalmasını sağlayan doktorlarını ziyaret etti. Duygusal anların yaşandığı buluşmada hem anne hem de sağlık çalışanları o zorlu günleri yeniden hatırladı. </p><p>Mersin'de pandemi döneminde 28 haftalık hamileyken Covid-19'a yakalanarak yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 37 yaşındaki Aslıhan Kayık, yıllar sonra hayatta kalmasını sağlayan doktorlarını ziyaret etti. Pandeminin ikinci döneminde tatil için bulunduğu beldede şiddetli öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran Aslıhan Kayık'ın Covid-19 testi pozitif çıktı. 28 haftalık hamile olması nedeniyle riskli grupta değerlendirilen Kayık, Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı. </p><p>Normal serviste oksijen desteğiyle takip edilen genç annenin durumu kısa sürede ağırlaştı ve yoğun bakıma alındı. Doktorlar, bebeği riske atmamak için gebeliği sonlandırmadan annenin akciğerlerini toparlamaya çalıştı. Ancak solunum sıkıntısının artması üzerine acil doğum kararı verildi. </p><p>14 gün entübe kaldı </p><p>Doğumun ardından 14 gün entübe edilerek uyutulan Kayık, zorlu sürecin ardından hayata tutundu. Bu sırada prematüre olarak dünyaya gelen oğlu da yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. Yaklaşık bir ayı aşkın süre hastanede kalan anne, taburcu olduktan sonra da bir yıl boyunca tedavi ve operasyonlar geçirdi. Yaşadığı süreci 'hayata yeniden doğuş' olarak tanımlayan Kayık, o günleri unutamadığını söyledi. </p><p>'Hocam lütfen beni doğuma alın' </p><p>O yaşadığı acı günleri anlatan Kayık, 'Pandeminin ikinci dönemiydi. 28 haftalık hamileydim. Çok yoğun bir öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvurduk. Testimin pozitif olduğunu öğrendik. Hamile olduğum için riskli olabileceğini söylediler ve Şehir Hastanesine yönlendirdiler. Evimize çok uzak olmasına rağmen gittik ve hemen yatışım yapıldı' ifadelerine yer verdi. </p><p>Yaklaşık 5 gün serviste kaldığını ifade ederek konuşmalarına devam eden Kayık, 'Sürekli oksijen desteği veriliyordu. Ama durumum iyileşmedi, aksine ağırlaştı ve yoğun bakıma alındım. Doktorlar bebeği riske atmamak için gebeliği sonlandırmadan beni tedavi etmeye çalıştılar. Ama bir akşam nefes darlığım o kadar arttı ki artık dayanamayacak noktaya geldim. Harun Hocama 'Hocam lütfen beni doğuma alın, artık dayanamıyorum' dedim. Çok hızlı bir şekilde karar verildi ve doğuma alındım' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ölüp geri dirilmiş gibiydim' </p><p>Yoğun bakımda ölümle yaşam arasında geçen günlerini anlatan Kayık, 'Doğumdan sonra 14 gün entübe edilmişim. O 14 gün boyunca ilaçların etkisiyle hayalle gerçeğin birbirine karıştığı rüyalar gördüm. Yoğun bakımda yaşananları rüyalarımda gerçek sanarak yaşadım. Çok farklı bir süreçti. Uyandırıldığımda odadaki doktorların ve hemşirelerin gözlerindeki mutluluğu hiç unutamıyorum. Hepsi başıma toplanmıştı, 'Sen bizim umut ışığımız oldun' dediler. Çünkü o dönemde çok fazla insanı kaybediyorduk. Benim iyileşmem onlara da moral olmuştu. Gerçekten ölüp geri dirilmiş gibiydim' şeklinde konuştu. </p><p>'Gözümü açtığımda sorduğum ilk şey bebeğim' </p><p>Yoğun bakımda gözlerini açtığı ilk anı anlatan Kayık, 'Gözümü açtığımda sorduğum ilk şey bebeğim oldu. Hemen telefonlarından fotoğrafını gösterdiler. O anı hiç unutamam' dedi. </p><p>'Tek derdim kızımı görmekti' </p><p>Entübasyon sürecinin ardından temiz yoğun bakıma alındığını belirten Kayık, 'Ekstübe olduktan bir iki gün sonra temiz yoğun bakıma geçtim. Ben ikinci katta yatarken oğlum üçüncü katta yenidoğan yoğun bakımdaydı. Yaklaşık 30-35 gündür çocuklarımı görmemiştim. Alican Hocama 'Beni servise gönderin' diye yalvarıyordum. Tek derdim kızımı görmekti' diye konuştu. </p><p>'Hastaneden çıktığımda bambaşka bir dünyaya çıktım' </p><p>Yoğun bakım sürecinin ardından taburcu edilse de mücadelesinin bitmediğini dile getiren Kayık, 'Hastaneden çıktığımda bambaşka bir dünyaya çıktım. Yaşadıklarımın çoğunu sonradan öğrendim. Taburcu olduktan sonra bir yıl boyunca tedavilerim sürdü, sekeller kaldı, operasyonlar geçirdim. Hala etkilerini yaşıyorum ama çok şükür hayattayım ve çocuklarımın yanındayım' şeklinde konuştu. </p><p>'2 can söz konusuydu' </p><p>Anestezi Uzmanı Dr. Harun Özmen, sürecin hem anne hem de bebek açısından son derece kritik geçtiğini söyledi. Özmen, 'O dönemde çok sayıda ağır hasta vardı. Bu vakada iki can söz konusuydu ve her adımı çok dikkatli atmak zorundaydık' dedi. </p><p>Hastanın yoğun bakıma kabul edildiği ilk anın tabloyu net şekilde ortaya koyduğunu belirten Özmen, 'Hastamız ileri derecede solunum yetmezliği ile yoğun bakıma alındı. 28 haftalık gebeydi. Pandeminin en zor dönemlerinden birini yaşıyorduk. Akciğer tutulumu oldukça ağırdı. Hem anne hem bebek açısından çok hassas bir süreç yürüttük. Önceliğimiz annenin akciğer fonksiyonlarını toparlamaktı. Çünkü annenin stabilizasyonu sağlanmadan yapılacak her müdahale riski artırabilirdi' ifadelerini kullandı. </p><p>'Annenin solunumunu toparlamayı hedefledik' </p><p>Tedavi planının multidisipliner şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Özmen, 'İlk etapta gebeliği sonlandırmadan annenin solunumunu toparlamayı hedefledik. Çünkü her erken doğum bebeğin riskini artırır. Ancak klinik tablo ağırlaştı. Solunum parametreleri kötüleşti. O noktada anne hayatı öncelikli hale geldi. Multidisipliner değerlendirme sonrası doğum kararı aldık' diye konuştu. </p><p>'Onu bugün sağlıklı görmek en büyük ödül' </p><p>Hastanın ekstübe edilerek kendi başına nefes almaya başladığı anın unutulmaz olduğunu dile getiren Özmen, 'Ekstübasyon kararı verdiğimiz an çok dikkatliydik. Kendi solunumunun yeterli olup olmadığını yakından takip ettik. Başarılı şekilde cihazdan ayrıldığında ekip olarak büyük bir mutluluk yaşadık. O günlerde umut çok kıymetliydi. Onu bugün sağlıklı, çocuklarıyla birlikte görmek bizim için en büyük ödül' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/pandemide-olumle-burun-buruna-gelen-anne-doktorlariyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 10:45:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/pandemide-olumle-burun-buruna-gelen-anne-doktorlariyla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="46432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatay’da Örnek Dayanışma: HBB Personeli Kan Bağışında Buluştu]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/hatayda-ornek-dayanisma-hbb-personeli-kan-bagisinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/hatayda-ornek-dayanisma-hbb-personeli-kan-bagisinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) ile Türk Kızılay Hatay iş birliğinde “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganıyla kan bağışı kampanyası düzenlendi. Kampanyaya HBB personeli yoğun ilgi gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) ile Türk Kızılay Hatay iş birliğinde “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganıyla kan bağışı kampanyası düzenlendi. Kampanyaya HBB personeli yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p><img alt="I M G 20260213 W A0037" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/i-m-g-20260213-w-a0037.jpg" width="1600" /></p>

<p>HBB İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından “Sen de kan bağışçımız ol, ihtiyacı olan milyonları hayata bağlayalım” çağrısıyla hayata geçirilen etkinlikte belediye personeli gönüllü olarak kan bağışında bulundu.</p>

<h2>Kisecik Yerleşkesi’nde gün boyu bağış</h2>

<p>HBB Kisecik Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen organizasyonda Kızılay ekipleri gün boyunca görev yaptı. Bağışçılara kan bağışı süreci hakkında detaylı bilgilendirme yapılırken, kan alma işlemleri uzman ekipler tarafından titizlikle yürütüldü.</p>

<p>Kan bağışında bulunan personeller, toplumsal dayanışmaya katkı sunmak ve ihtiyaç sahiplerine umut olmak amacıyla kampanyaya katıldıklarını ifade etti. Katılımcılar, HBB Başkanı Mehmet Öntürk ile Kızılay yetkililerine teşekkür ederek tüm vatandaşları düzenli kan bağışında bulunmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Sağlıklı her birey kan bağışçısı olmalı”</h2>

<p>İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi yetkilileri ise düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, sağlıklı her bireyin kan bağışçısı olması gerektiğini vurguladı. Yetkililer, kan stoklarının sürekliliği için bu tür kampanyaların büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><img alt="I M G 20260213 W A0039" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/i-m-g-20260213-w-a0039.jpg" width="1600" /></p>

<p>Kampanyaya destek veren personele teşekkür edilirken, HBB’nin önümüzdeki süreçte de benzer sosyal sorumluluk projelerini sürdüreceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/hatayda-ornek-dayanisma-hbb-personeli-kan-bagisinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/i-m-g-20260213-w-a0041.jpg" type="image/jpeg" length="97629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serebral palsili Eren'in ailesine umut olan ilk adımları yüzleri güldürdü]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/serebral-palsili-erenin-ailesine-umut-olan-ilk-adimlari-yuzleri-guldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/serebral-palsili-erenin-ailesine-umut-olan-ilk-adimlari-yuzleri-guldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 2 yıl boyunca tedavi alan spastik serebral palsili 3 yaşındaki Eren Aksoy, tek başına ayağa kalkıp adımlar atarak bağımsız bir şekilde yürümeye başladı. Ailenin yüzünü güldüren adımlar, Engelsiz Yaşam Merkezi'nde görevli personelin de yüzünü güldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da 2 yıl boyunca tedavi alan spastik serebral palsili 3 yaşındaki Eren Aksoy, tek başına ayağa kalkıp adımlar atarak bağımsız bir şekilde yürümeye başladı. Ailenin yüzünü güldüren adımlar, Engelsiz Yaşam Merkezi'nde görevli personelin de yüzünü güldürdü.</p>

<p><img alt="A W642177 02" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/a-w642177-02.jpg" width="1600" /></p>

<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda özel gereksinimli bireylerin yaşamını kolaylaştırmaya ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemeye devam ediyor. HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Engelsiz Yaşam Merkezi, özel gereksinimli bireylerin hayat kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Engelsiz Yaşam Merkezi'nde düzenli ve yoğun fizik tedavi desteği alan ve 1 yaşındayken spastik serebral palsi tanısı konulan Eren Aksoy, önemli bir gelişim gösterdi. Tedavi sürecinin başlangıcında hareket kabiliyeti oldukça sınırlı olan Eren, 2 yıllık tedavisinin ardından tek başına ayağa kalkıp adımlar atarak bağımsız bir şekilde yürümeye başladı.</p>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, dezavantajlı bireylerin toplumsal yaşama aktif katılımını güçlendirmeye yönelik rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerinin artarak devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="A W642177 04" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://hatayalemcom.teimg.com/hatayalem-com/uploads/2026/02/a-w642177-04.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evladındaki gelişimleri dile getiren anne, 'Deprem sonrası 1 yaşında fark ettik evladımızın rahatsızlığını ve fizik tedavi alması gerektiğini söylediler. 2 yıldır fizik tedaviye gidiyoruz. Kasım ayından itibaren de buraya başladık. Eren'de büyük bir gelişme var. Desteksiz oturma, emekleme ve hiçbir şey yoktu. Çok şükür, desteksiz birkaç adım yürüyor. Sıralamaya başladı. Oturma, emekleme birçok gelişme oldu. Buradan Hatay Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ederiz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/serebral-palsili-erenin-ailesine-umut-olan-ilk-adimlari-yuzleri-guldurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/serebral-palsili-erenin-ailesine-umut-olan-ilk-adimlari-yuzleri-guldurdu.jpg" type="image/jpeg" length="41449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikolog Karaçiçek: 'Sevdiğiniz insan hayatınızın tamamı olmamalı']]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/psikolog-karacicek-sevdiginiz-insan-hayatinizin-tamami-olmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/psikolog-karacicek-sevdiginiz-insan-hayatinizin-tamami-olmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, ilişkide sevdiğiniz kişinin hayatınızın tamamı olmaması gerektiğini belirterek, 'Tüm planlarınızı ona göre yapmak, her şeyi onun üzerine kurmak zamanla sizi tüketir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, ilişkide sevdiğiniz kişinin hayatınızın tamamı olmaması gerektiğini belirterek, 'Tüm planlarınızı ona göre yapmak, her şeyi onun üzerine kurmak zamanla sizi tüketir' dedi. </p><p>Yoğun iş temposu, artan stres, iletişimin büyük ölçüde dijital ortama taşınması ve insanların birbirine ayırdığı zamanın azalması, çiftler arasında duygusal kopukluklara neden olabiliyor. Bu durum zamanla karşılıklı anlayışı azaltıp tahammülsüzlüğü artırırken, küçük sorunlar bile büyük tartışmalara dönüşebiliyor. Teknolojinin gelişmesi, tüketimin artması ve toplumsal yapının değişmesi ilişkileri yürütmeyi her geçen gün daha zor hale getiriyor. </p><p>Medline Adana Hastanesi'nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, bazen küçük görünen hataların zamanla büyük sorunlara dönüşebildiğini söyleyerek, 'İlişkilerde mutluluğun anahtarı ise iletişim, anlayış ve karşılıklı saygıdır' dedi. </p><p>Klinik Psikolog Karaçiçek, çiftlerin en sık yaptığı 10 büyük hatayı şu şekilde sıraladı: </p><p>Partneri hayatın merkezine koymak </p><p>İlişkide sevdiğiniz insan elbette çok değerlidir, ancak hayatınızın tamamı olmamalıdır. Tüm planlarınızı ona göre yapmak, her şeyi onun üzerine kurmak zamanla sizi tüketir. Bu durum ilişkinin dengesini de bozar. İlişki, hayatı tamamlayan güzel bir parçadır; hayatın tek amacı haline gelmesi sağlıklı değildir. </p><p>Sürekli haklı olmaya çalışmak </p><p>Hayatta her zaman haklı olmak imkansızdır. Ancak bazı kişiler ilişkilerinde her tartışmada üstün çıkmaya çalışır. Bu tutum zamanla ilişkinin dengeli ve eşit yapısını bozar. İnsanlar bazen haklı olmayı o kadar önemser ki mutlu olabilecekleri anları kaçırırlar. Unutmayın, ilişkilerde çoğu zaman tek bir doğru yoktur. Gerektiğinde özür dilemekten kaçınmayın; çünkü özür dilemek zayıflık değil, olgunluk göstergesidir. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı kıskançlık </p><p>Kıskançlık, kontrolsüz hale geldiğinde ilişkiyi yıpratan ciddi bir probleme dönüşebilir. Sürekli hesap sormak, partnerin telefonunu kontrol etmek, kimlerle görüştüğünü sorgulamak ve sosyal çevresini kısıtlamak zamanla güven duygusunu yok eder. Aşırı kıskançlık, sevginin değil güvensizliğin göstergesidir ve ilişkinin sağlıklı ilerlemesini engeller. </p><p>Kişiyi değiştirmeye çabalamak </p><p>Sürekli partnerinizi değiştirmeye çalışmak, ilişkiyi yoran ve çıkmaza sokan bir davranıştır. Üstelik kişi istemedikten sonra onu zorla değiştirmek mümkün değildir. Burada önemli nokta şudur: Partnerinizin davranışı size veya çevresine zarar veriyor mu? Eğer zarar vermiyorsa, onu değiştirmeye çalışmak haksızlık olabilir. </p><p>Her şeyi birlikte yapmak </p><p>Birlikte vakit geçirmek güzel olsa da her anı beraber geçirmek sağlıklı değildir. Bu durum bağlılık gibi görünse de aslında zamanla bağımlılığa dönüşebilir. Sağlıklı bir ilişkide her iki tarafın da kendi alanının olması da gerekir. Kişinin arkadaşlarıyla vakit geçirmesi, ailesine zaman ayırması ve hobilerini sürdürmesi ilişkiyi güçlendirir. </p><p>Dijital dünyaya aşırı zaman ayırmak </p><p>Günümüzde ilişkilerde en sık yaşanan problemlerden biri, taraflardan birinin sürekli telefon ya da bilgisayarla meşgul olmasıdır. Eve gelir gelmez telefona sarılmak, birlikte vakit geçirirken bile sosyal medyadan kopamamak ya da 'kafamı dağıtıyorum' diyerek saatlerce oyun oynamak, gerçek iletişimi zayıflatır. Ayrıca sosyal medyada görülen 'kusursuz hayat' paylaşımları çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. İnsanlar bu sahte mutlulukları kendi ilişkileriyle kıyasladığında, gereksiz sorgulamalar ve memnuniyetsizlikler başlayabilir. </p><p>Çok kırıcı tartışmalar </p><p>Tartışmalar her ilişkide olur ancak tartışma şekli çok önemlidir. Bağırmak, hakaret etmek, küçümsemek ya da kişinin değerlerine saldırmak ilişkide en büyük yaraları açar. Sorun konuşulurken kişiliğe değil, davranışa odaklanmak gerekir. Öfke kontrolü ve yapıcı bir dil kullanmak ilişkiyi koruyan en önemli unsurlardandır. </p><p>Gerçekçi olmayan beklentiler </p><p>Bazı kişiler geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarını farkında olmadan ilişkiye taşır. Oysa herkesin sevgisini hissettirme kapasitesi farklıdır. Karşınızdaki kişiden sadece verebileceği kadarını beklemek gerekir. </p><p>Geçmişe takılı kalmak </p><p>Bazı insanlar geçmişte yaşanan olayları unutamaz ve sürekli gündeme getirir. Oysa eski sorunları tekrar tekrar açmak, ilişkiye zarar verir. Elbette hatalardan ders almak önemlidir. Ancak geçmiş affedildiyse sürekli hatırlatmak ilişkiyi yıpratır. </p><p>Sorunların üstünü kapatmak </p><p>Sorunları yok saymak ya da içine atmak çözüm getirmez. Aksine zamanla küçük kırgınlıklar büyür ve daha büyük problemler haline gelir. Rahatsız olduğunuz konuları doğru zamanda, sakin bir şekilde ve kırıcı olmadan dile getirmek önemlidir. Duygularınızı paylaşmak, iletişimi güçlendirir ve ilişkinin sağlıklı şekilde ilerlemesine yardımcı olur. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Adana</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/psikolog-karacicek-sevdiginiz-insan-hayatinizin-tamami-olmamali</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:41:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/psikolog-karacicek-sevdiginiz-insan-hayatinizin-tamami-olmamali.jpg" type="image/jpeg" length="64870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Bir defadan bir şey olmaz' diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor]]></title>
      <link>https://www.hatayalem.com/bir-defadan-bir-sey-olmaz-diyerek-basladi-birakabilmek-icin-15-yildir-mucadele-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hatayalem.com/bir-defadan-bir-sey-olmaz-diyerek-basladi-birakabilmek-icin-15-yildir-mucadele-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmak için kişin kararlı olması gerektiğini ifade ederek sigarayı bırakmak isteyenlerin sigara bırakma klinikleri veya 'Alo 171'i arayarak bağımlılıklarından kurtulabileceklerini söyledi. Sigarayı bırakabilmek için 15 yıldır mücadele veren Alican Rende, 'bir defadan bir şey olmaz' diyerek başladığını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmak için kişin kararlı olması gerektiğini ifade ederek sigarayı bırakmak isteyenlerin sigara bırakma klinikleri veya 'Alo 171'i arayarak bağımlılıklarından kurtulabileceklerini söyledi. Sigarayı bırakabilmek için 15 yıldır mücadele veren Alican Rende, 'bir defadan bir şey olmaz' diyerek başladığını anlattı.</p>

<p>Tütün kullanımı, günümüzde halk sağlığını tehdit eden en büyük önlenebilir nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye'de insanların en çok kullanılan Sigara; başta akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere pek çok solunum sistemi hastalığına yol açarken, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini de ciddi ölçüde rahatsızlıklara zemin hazırlıyor. Sigara kullanımın çocuk yaşlarına kadar düşerken sigarayla tanışma anlarının sigara bağımlılığın başlangıcı olarak görülüyor. Sigara bağımlısı olan insanların 'Ben bağımlı değilim' diyerek inkar ettiğini söyleyen Arsuz ilçe Sağlık Müdürlüğü'nde görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvuru yaparak ilk adımı atacaklarını söyledi. Lise zamanlarından arkadaşlarından görerek sigara içmeye başladığını ifade eden Alican Rende, 15 yılın ardından sigarayı bırakmak istediği için hastaneye başvurduğunu söyledi.</p>

<h2>'Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor'</h2>

<p>Sigarayı bırakmak isteyenlerin öncelikle isteyerek karar vermesinin önemli olduğunu söyleyen Doktor Abdülkerim Girişken, sigara kullanımının kanser riskini ortaya çıkarabileceğini belirterek 'Sigarayla tanışma aslında çocuk yaşlarda başlıyor. Ailemizde, çevremizde içen bireylerle tanışmış oluyoruz. Özellikle kötü kokusu çok akıllarda yer kalıyor. Zamanla bunu kullanma aşamasına gelen ilk tanışma ise ortaokul çağında başlamış olabiliyor. Bu yaşlara kadar düştü ne yazık ki; ilerleyen çağlarda arkadaş ortamı, iş hayatı, kötü bir zaman geçmişi olan durumlarda sigarayla tanışmak çok mümkün oluyor. Aslında burada içenler 'ben bağımlı değilim' diyerek bana çok inkar ediyorlar. Bireyin ilk önce bunun için karar vermesi lazım. Karar vermekle istemek arasında fark var. Kişi buna kararlıysa, eylemleri doğrultusunda sigarayı bırakmak için hedefler belirler. Sigara kullanımı özellikle solunum sisteminde ve kardiovasküler sistemde çok sıkıntılar yaşatıyor. Ağız ciğerlerimizde, dudağımızda, dişimizde, gırtlağımızda, boğazımızda ağrılara sebep olur, tür yerlerde ne yazık ki kanser risklerine yol açabiliyor. Özellikle sigara ilk bırakma aşamalarında kişi çok yoruluyor. Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor. İlk 1 yılda neredeyse yüzde 70'i, 2 yılda ise yılda neredeyse yüzde 95'i eski haline tamamen dönmüş bir hale ulaşıyor. Sigara bırakmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvurabilirler. Buna ek olarak Alo 171'i arayarak ilgili hizmetleri alabilirler' şeklinde konuştu.</p>

<h2>'15 yıl önce lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp 'onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz' diye başladım'</h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lise zamanlarında başladığı sigarayı 15 yılın ardından bırakmak istediğini söyleyen Alican Rende, '15 yıl olması gerekiyor lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp 'onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz' diye başladım. Bir yerden sonra uyanınca sigara içtiğini fark ediyorsun ve sigaran bittiği zaman arıyorsun. O zaman bağımlı olduğunu fark ediyorsun. Üniversite öğrencisiyken, 7 yıl önce ilaç vardı ve onu kullandım. Uzun süre bıraktım ama pandemi döneminde geri başladım. Pandemi bittiğinde tekrardan bıraktım. Depremle birlikte geri başladım. Ağız alışkanlığı olduğu için bir şeyler yemek zorundaymışım gibi hissediyordum ve çevreyi değiştiremedim. Çevremde herkes sigara içiyordu ama ilaçla bıraktığım dönemde bütün dumanlar beni rahatsız etmeye başladı, o günler güzeldi. Farkında olmadan tekrardan başladım. Bir defadan olmaz diye geri başladım ve sonrasında alışkanlık geri geliyor. Yoğun ve stresli bir dönemden geçiyorum. Bırakmaya karar verdiğim bir dönem var ama o şu an değil. Sigarayı hiç sevmiyorum. Cidden sevmeden içiyorum ama alışkanlık bir şekilde çözemiyorum. Şu şekilde sigara içilmeyen ortamda insanlarla oturamıyorum, bu sıkıntılı bir durum geliyor. Sigara içmeyen arkadaşlarımız da sigara içilen ortama girdiği için bizle oturmak istemediğini fark ediyorsun. Kıyafetlerin veya saçın kötü kokuyor. Sigarayı bırakmayı istediğim için buradayım' ifadelerini kullandı.</p>

<div id="61FDE332_D123_3C22_57B2_0094DD95CDE1"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.hatayalem.com/bir-defadan-bir-sey-olmaz-diyerek-basladi-birakabilmek-icin-15-yildir-mucadele-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hatayalemcom.teimg.com/crop/1280x720/hatayalem-com/uploads/2026/02/agency/iha/bir-defadan-bir-sey-olmaz-diyerek-basladi-birakabilmek-icin-15-yildir-mucadele-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="23079"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
